Hisse, fon veya piyasa aracı ara

Finansyum’da BIST hisseleri, TEFAS fonları ve analiz içeriklerine hızlıca ulaşın.

Fed

Fed Sıkılaşma Beklentisi ve Dolar Gücü Piyasaları

Hazırlayan: Yayımlandı: 2 Ekim 2026 11:04 Güncellendi: 2 Ekim 2026 12:46

Ne Oldu?

Fed Finansyum

Küresel piyasalarda baskın tema, ABD Merkez Bankası (Fed) politikasına yönelik artan sıkılaştırma beklentileri ve bunun yarattığı tahvil piyasası hareketliliği etrafında şekilleniyor. Tahvil yatırımcıları, istihdam verilerindeki olası yavaşlamaya rağmen Fed’in faiz oranlarını daha da artıracağını öngörüyor. Bu durum, ABD 10 yıllık tahvil getirilerinin gün içinde yüzde 5,34 ile 2002’den bu yana en yüksek seviyesini görmesine neden oldu; ardından gelen geri çekilmeler hisse senetleri üzerindeki değerleme baskısını hafifletti. Fed yetkilileri arasında ise mesajlar karışık: Dallas Fed Başkanı Lorie Logan, enflasyonu kontrol altına almak için en az 50 baz puanlık ek faiz artışı gerektiğini belirtirken, diğer yetkililer aciliyet görmediğini vurguladı. Bu ikilem, piyasalarda belirsizliği korurken tahvil getirilerinin yüksek seviyelerde seyretmesine neden oluyor.

Fed

Diğer yandan, Türkiye ekonomisi için kritik bir gelişme olarak Rusya’dan ithalatta sert düşüş yaşandığı açıklandı. TÜİK verilerine göre Türkiye’nin Rusya’dan ithalatı ağustosta 3,23 milyar dolardan 1,94 milyar dolara geriledi; bu durum aylık bazda yüzde 40’lık bir azalışa ve yıllık bazda yüzde 41,1’lik düşüşe işaret ediyor. Karadeniz’daki lojistik baskılar ve jeopolitik riskler, Rusya’nın tedarikçi sıralamasında ikinci sıradan üçüncülüğe inmesine yol açtı. Bu gelişme, Türkiye’nin dış ticaret dengesi ve tedarik zinciri güvenliği açısından önemli bir sinyal olarak değerlendiriliyor.

Piyasa Ne Fiyatlıyor?

Piyasalar şu anda “yüksek faiz uzun süre” (higher for longer) senaryosunu fiyatlıyor. ABD tahvil piyasasındaki rekor getiriler, küresel borçlanma maliyetlerini yükseltiyor ve hisse senedi değerlemeleri üzerinde baskı oluşturuyor. Yatırımcılar, Fed’in enflasyonla mücadelesinde pes etmeyeceği yönünde güçlü bir konsensüs içinde; ancak ekonomik verilerin yavaşlama sinyalleri vermeye başlamasıyla birlikte sıkılaştırma hızının ne kadar uzun süre devam edeceği konusunda tartışmalar sürüyor. Dolar endeksindeki güçlenme, özellikle euro bölgesindeki maliye endişeleri ve Fransa’nın mali görünümüne ilişkin kaygılarla birleşerek doları 17 aylık zirvesine taşıdı. Bu ortamda risk algısı artarken, yatırımcılar güvenli liman arayışında ABD Hazine tahvillerine yöneliyor.

Emtia piyasalarında ise karışık bir tablo var. Petrol fiyatlarındaki yükseliş enflasyon korkularını körüklerken, bakır gibi endüstriyel metallerde Çin’deki zayıf sanayi verileri ve güçlü doların etkisiyle düşüş trendi devam ediyor. Bakır fiyatlarında mayıstan bu yana görülen kötü haftalık performans, küresel büyüme beklentilerindeki yumuşama işaretlerini güçlendiriyor.

Türkiye ve BIST Etkisi

Küresel faiz artışları ve güçlü dolar, Türkiye’de de dolaylı yollardan hissettirici etki yaratıyor. Yüksek küresel borçlanma maliyetleri, gelişmekte olan piyasalara yönelik sermaye akışlarını kısıtlayabilir ve kur dinamiklerinde baskı unsuru olabilir. Özellikle Rusya’dan ithalattaki sert düşüş, Türkiye’nin dış ticaret açığı ve cari denge açısından dikkatle izlenmesi gereken bir gelişme. Bu durum, tedarik zincirindeki alternatiflerin hızla yeniden yapılandırılması gerektiğini gösteriyor; ancak aynı zamanda enerji maliyetlerindeki artışın enflasyon üzerindeki baskısını da artırıcı etki yapabilir.

Borsa İstanbul tarafında ise şirket bazlı haberler dikkat çekici. Aselsan’ın 488,5 milyon euroluk hava savunma sistemi ihracatı sözleşmesi gibi güçlü dış ticaret verileri, savunma sanayi sektörünün rekabet gücünü ve gelir potansiyelini gösteriyor. Ayrıca AKHAN’ın pay geri alım programı başlatması, şirketin hisse değerine olan inancını ve likidite yönetimini yansıtan olumlu bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Ancak küresel risk iştahındaki daralma, BIST’teki dışa açık sektörlerin performansında sınırlayıcı etki yaratabilir.

Riskler ve Karşı Senaryo

Ana senaryoda Fed’in sıkı para politikasını sürdürmesi ve doların güçlenmeye devam etmesi bekleniyor. Bu durumda Türkiye’de enflasyonist baskılar devam edebilir, kurda dalgalanmalar görülebilir ve BIST’teki dışa açık şirketler için maliyetler artabilir. Karşı senaryo ise Fed’in verilerdeki yavaşlamaya tepki olarak sıkılaştırma hızını düşürmesi veya durdurması durumunda doların zayıflaması ve risk iştahının canlanmasıdır. Bu durumda Türkiye’de kur baskısı azalabilir, sermaye girişleri artabilir ve BIST’teki değerleme endekslerinde toparlanma görülebilir. Ancak bu senaryonun gerçekleşmesi için ABD istihdam verilerinde beklenen sert yavaşlamanın gelmesi gerekir; şu anki beklentiler buna daha az işaret ediyor.

Finansyum Sonucu

Piyasalar, Fed’in enflasyonla mücadelesindeki kararlılığı ve küresel borçlanma maliyetlerindeki yükseliş nedeniyle temkinli bir seyir izliyor. Türkiye açısından hem olumlu (Aselsan gibi şirketlerin ihracat başarısı) hem de olumsuz (Rusya’dan ithalattaki düşüş, kur baskısı) sinyaller var. Yatırımcıların önümüzdeki dönemde ABD istihdam verilerine ve Fed yetkililerinin açıklamalarına odaklanması gerekiyor. Küresel faiz artışları devam ettiği sürece Türkiye’de de enflasyonla mücadelede dikkatli olunması ve tedarik zinciri risklerine karşı hazırlıklı olunması önem taşıyor. BIST’teki şirket bazlı güçlü haberler, genel piyasa koşullarındaki belirsizliği kısmen dengeleyebilir ancak küresel trendin yönü belirleyici olmaya devam edecek.

Finansyum Araştırma & Veri Ekibi

Yorum yapın