İçindekiler
Ne Oldu?

Küresel piyasalarda aynı anda iki güçlü makroekonomik ve jeopolitik gelişme fiyatlanıyor. ABD Merkez Bankası (Fed) yetkililerinden St. Louis Fed Başkanı Alberto Musalem, enflasyonu hedeflenen seviyeye indirmek için daha sıkı para politikasına ihtiyaç duyulduğunu açıklayarak faiz artışı beklentilerini güçlendirdi. Bu durum, küresel tahvil piyasalarında getiri endişelerini yeniden gündeme getirirken doların güçlü seyri üzerinde baskı oluşturuyor. Aynı gün ABD’nin İran’ın petrol taşımacılığı ağına yönelik yeni yaptırımları duyurulması ise enerji jeopolitiğini merkeze alan bir risk unsuru olarak piyasa hareketlerini şekillendirdi. Bu iki gelişme, küresel likidite sıkışıklığı ile arz kısıtı endişelerini aynı anda masaya koyarak piyasalarda volatiliteye zemin hazırladı.

Musalem’in açıklamaları, Fed’in enflasyonla mücadelede taviz vermeyeceği sinyalini net bir şekilde verdi. Enflasyonu zamanında hedefe ulaştırmak için “daha fazla para politikası sıkılaştırılmasının gerekli” olduğunu belirten Musalem, faizlerin önümüzdeki altı ila dokuz ay içinde daha da yükselebileceğine işaret etti. Bu tür sertleşme sinyalleri, genellikle doların küresel rezerv para statüsünü pekiştirirken gelişmekte olan ülke varlıklarına yönelik sermaye akışlarını yavaşlatan bir mekanizma işlevi görür. Dolar endeksinin 18 aylık zirvesine yakın seyrinde durağanlık göstermesi, tahvil piyasasındaki satış baskısının geçici olarak durmasıyla birlikte doların hala güçlü konumunu koruduğunu ortaya koyuyor.
Diğer yandan ABD’nin İran’ın petrol taşıma ağına uyguladığı yeni yaptırımlar, enerji arz güvenliği endişelerini yeniden canlandırdı. Yaptırımlar, bireyler, ağlar ve 17 gemiyi hedef alarak İran’ın petrol ihracatını kısıtlamayı amaçlıyor. Bu gelişme, Brent ham petrolünün kısa süreli olarak yükselişine neden olurken, ABD Başkanı Trump’ın Kasım ara seçimlerinden önce İran’a saldırmayacağı yönündeki açıklamaları ile birlikte fiyatların tepesini geri vermesine yol açtı. Ancak yaptırımların uzun vadeli etkisi, özellikle Orta Doğu’daki gerilimin tırmanması durumunda arz kesintilerine dair endişeleri canlı tutuyor.
Piyasa Ne Fiyatlıyor?
Piyasalar şu anda “daha yüksek için daha uzun” (higher for longer) faiz politikası beklentisi ile jeopolitik risk primi arasında bir denge arayışında. Fed yetkilisinin sertleşme sinyali, tahvil piyasalarında vadeli getiri artışlarına neden olurken bu durum doları destekliyor. Doların güçlü seyri ise emtia fiyatlarında, özellikle altın ve petrol gibi ABD doları cinsinden fiyatlanan varlıklarda dalgalanmalara yol açıyor. Petrolde yaşanan hareketler, hem jeopolitik risklerin (yaptırımlar) hem de makroekonomik beklentilerin (dolar gücü) etkileşimini gösteriyor.
Jeopolitik temada T6 ve T8 olarak belirlenen İran yaptırımları, enerji piyasalarında arz şoku endişelerini tetikliyor. Yaptırımların uygulanması, İran’ın petrol ihracatını zorlaştırarak küresel arzı kısıtlama riskini artırıyor. Bu durum, Brent ham petrolü gibi emtialarda yukarı yönlü baskı oluşturuyor. Ancak Trump’ın askeri müdahaleye dair açıklamaları ve diplomatik görüşmelerin sürdüğü yönündeki haberler, aşırı tepkilerin önüne geçerek fiyatların daha sert yükselişini engelliyor. Piyasalar, yaptırımların fiziksel arzı ne kadar etkileyeceğine dair belirsizliği fiyatlıyor.
Makroekonomik temada T2 olarak öne çıkan Fed politikası ise küresel likiditeyi sıkılaştırıyor. Faiz artışı beklentileri, riskli varlıkların (hisse senetleri) çekiciliğini azaltırken güvenli limanlara olan talebi artırabilir. Doların güçlü seyri, gelişmekte olan ülke para birimleri üzerinde baskı oluşturuyor. Kanada dolarının ABD tahvil getirilerindeki daralma ve petrol fiyatlarındaki artışla toparlanmaya çalışması, bu dinamiği örnekliyor. Ancak genel olarak dolar endeksindeki direnç, diğer para birimlerinin zayıflamasına neden oluyor.
Türkiye ve BIST Etkisi
Türkiye ekonomisi için bu gelişmeler karmaşık bir etki zinciri yaratıyor. Fed’in sıkılaşma sinyali ve güçlü dolar, TL’nin değerinde baskı unsuru olarak karşımıza çıkıyor. Doların küresel piyasalarda 18 aylık zirvesine yakın seyrinde kalması, ithalat maliyetlerini artırarak enflasyonist baskıları devam ettirebilir. Bu durum, TCMB‘nin para politikası kararları üzerinde de dolaylı bir etki yaratıyor; dış denge kaygıları ve kur hareketleri, iç talebin yönetilmesinde sınırlar oluşturuyor.
Enerji jeopolitiği açısından T6 ve T8 temaları Türkiye için kritik önem taşıyor. İran’a yönelik yaptırımlar, bölgedeki enerji ticaretini etkileyerek doğrudan veya dolaylı olarak Türkiye’nin enerji arz güvenliğini ve maliyetlerini ilgilendiriyor. Türkiye, bölgesel istikrarın korunması konusunda hassas bir konumda bulunuyor. Jeopolitik risklerin artması, petrol fiyatlarında volatiliteye neden olurken bu durumun enflasyon beklentileri üzerindeki etkisi takip edilmeli. Petrol fiyatlarındaki yükseliş eğilimi, Türkiye’nin cari açığı üzerinde baskı oluşturabilir.
Borsa İstanbul (BIST) açısından ise küresel risk iştahının zayıflaması ve doların gücü olumsuz bir etki yaratabilir. Riskli varlıklara yönelik sermaye çıkışları hisse senedi piyasasında dalgalanmalara yol açabilir. Ancak, enerji sektöründeki şirketler petrol fiyatlarındaki artıştan doğrudan fayda sağlayabilirken, ithalata bağımlı sektörler maliyet artışı endişesiyle karşı karşıya kalıyor. Yatırımcılar, Fed’in sonraki toplantıları ve İran gelişmelerinin seyrine bağlı olarak portföylerini yeniden dengeleme eğiliminde olacaklar.
Riskler ve Karşı Senaryo
Ana senaryoda Fed’in sıkı para politikası devam ederken jeopolitik risklerin sınırlı kalması bekleniyor. Bu durumda dolar güçlü seyretmeye devam edebilir, petrol fiyatları ise yaptırımların etkisiyle yukarıda seyredebilir. Türkiye için bu durum, kur baskısının sürmesi ve enflasyonun yüksek seyretmesine neden olabilir.
Karşı senaryo olarak, ABD’nin İran’a yönelik diplomatik çabalarının sonuç vermesi veya Trump’ın seçim öncesi gerilimi düşürme adımları atması durumunda jeopolitik risk primi çekilebilir. Bu durumda petrol fiyatlarında geri çekilmeler görülebilir. Ayrıca Fed yetkililerinin dilinde yumuşama olması, dolar endeksinde zayıflamaya ve gelişmekte olan ülke varlıklarına yönelik sermaye girişlerine yol açabilir. Ancak şu anki kanıtlar, hem faiz artışı beklentisinin hem de yaptırımların sertliğinin devam ettiğini gösteriyor.
Finansyum Sonucu
Piyasalar şu anda Fed’in sıkılaşma eğilimi ve İran yaptırımları kaynaklı jeopolitik riskler arasında sıkışmış durumda. Doların güçlü seyri, küresel likidite sıkışıklığını yansıtıyor. Türkiye için bu ortamda kur baskısı ve enflasyonist dinamiklerin devam etmesi muhtemel. Yatırımcıların Fed toplantıları öncesi temkinli davranması ve jeopolitik gelişmeleri yakından takip etmesi gerekiyor. Enerji fiyatlarındaki volatilite, küresel büyüme beklentilerini de etkileyebilir. Kısa vadede dolar endeksindeki direnç ve petrolde yukarı yönlü riskler öne çıkıyor.
Kaynak: investing.com