Küresel piyasalar
Küresel piyasalar açısından bu haber; BIST, kur, faiz, emtia ve küresel risk iştahı üzerindeki olası etkisiyle izlenmelidir.
Ne Oldu?
Küresel piyasalarda bugün en baskın tema, ABD ekonomisinde görülen çelişkili makroekonomik sinyallerin yarattığı belirsizlik ortamıdır. Federal Rezerv’in (Fed) politika kararlarını şekillendiren temel değişkenler olan enflasyon ve işgücü verileri birbirine zıt yönlerde hareket ederek piyasalarda bir “bekleme” moduna geçişe neden oldu. ABD’nin Temmuz ayına ait Üretici Fiyat Endeksi (PPI), beklentilerin altında sıfır büyüme göstererek tedarik zincirindeki baskıların hafiflediğine dair güçlü bir sinyal verdi. Bu veri, tüketici enflasyonundaki soğumayla birlikte Fed’in faiz artırımı ihtimalini daha da azaltan unsurlar arasında yer aldı. Ancak aynı dönemde haftalık işsizlik başvuruları 209 bine yükselerek piyasa tahminlerini aştı ve emek piyasasındaki katılığı koruduğunu gösterdi. Bu ikili veri akışı, yatırımcıları “soft landing” (yumuşak iniş) senaryosu ile enflasyonun yapışkanlığı arasındaki gerilimde tutuyor.
Diğer yandan enerji piyasalarında da önemli gelişmeler yaşandı. Petrol fiyatları zayıf talep beklentileri ve ABD borsalarındaki yükseliş nedeniyle düşüş eğilimindeydi. Özellikle ham petrolün yanı sıra gazyağı (gasoil) pozisyonlarının aşırı gerilmesi, Citi’nin uyarıları ışığında kısa vadeli düzeltme riskini artırıyor. Bu durum, jeopolitik risklerin hala enerji fiyatları üzerinde baskı unsuru olarak varlığını sürdürdüğünü, ancak talepteki yavaşlamanın bu baskıyı kısmen dengelediğini gösteriyor.
Piyasa Ne Fiyatlıyor?
Piyasalar şu anda Fed’in Eylül ayındaki toplantısında faiz artırımı yapmayacağına dair konsensüsü fiyatlamaya devam ediyor, ancak bunun nedenlerinin değiştiğine dikkat çekmek gerekiyor. Önceden beklenen “aşırı ısınan ekonomi” senaryosu yerini “talep yavaşlaması ve enflasyonun kontrol altına alınması” hikayesine bırakıyor. PPI verisinin sıfır kalması, üretici tarafındaki fiyat baskılarının tamamen kaybolduğunu veya çok zayıf olduğunu işaret ediyor. Bu durum, tüketici tarafında (CPI) görülen hafif artışlara rağmen, enflasyonun tepe noktasını geride bıraktığı algısını güçlendiriyor.
Ancak işsizlik başvurularındaki artış, bu optimizmin sınırlarını çiziyor. İşgücü piyasasındaki soğuma sinyali, Fed’in ekonomiyi zorlamadan enflasyonu düşürme çabasında olduğunu doğruluyor. Bu bağlamda borsalar (Dow, S&P 500) karışık bir seyir izliyor; hem olumlu enflasyon verileri hem de zayıf talep endişeleri arasında gidip geliyor. Yatırımcılar, Fed Başkanı Barkin’in “faiz artırımı ihtimali hala açık soru” açıklamasıyla birlikte, politika yapıcılar arasındaki bölünmenin devam ettiğini ve piyasanın bir sonraki veri paketini (özellikle tüketici enflasyonu ve GSYİH) beklediğini görüyor.
Türkiye ve BIST Etkisi
Küresen enflasyonun soğuması ve ABD faiz artırımı beklentilerinin azalması, gelişmekte olan piyasalar için likidite açısından olumlu bir zemin hazırlıyor. Ancak Türkiye özelinde durum daha karmaşık. Bankacılık sektöründe toplam mevduatların 32 trilyon TL seviyesine yükselmesi ve yabancı para cinsi mevduatta yüzde 3,59’luk artış göstermesi, bankaların likite erişiminin güçlü olduğunu ancak kur dinamiklerinin hala belirleyici olduğunu gösteriyor. Yabancı yatırımcıların BIST’taki net alım hareketleri (1,5 milyon dolar) ve portföy stoklarındaki artış (40 milyar USD’ye yaklaşan seviye), dış sermaye akışının devam ettiğini ancak son bir ayda 108 milyon dolarlık çıkış yaşandığını hatırlatıyor. Bu durum, yabancı yatırımcının Türkiye’deki pozisyonlarını “seçici” ve “kısa vadeli getiri odaklı” tuttuğunu ortaya koyuyor.
Enerji sektöründe Masfen Enerji’nin Romanya’daki enerji depolama şirketi satın alması gibi gelişmeler, yerli şirketlerin bölgesel genişleme stratejilerini sürdürdüğünü gösterse de, küresel petrol fiyatlarındaki düşüş ve gazyağındaki aşırı pozisyonlanma riski, Türkiye’nin ithalat maliyetleri üzerinden dolaylı bir etki yaratıyor. Düşük enflasyon beklentisi, TCMB’nin para politikası seyri üzerinde küresel baskıyı hafifletse de, yerli enflasyon dinamikleri ve kur hareketliliği nedeniyle BIST’ta yabancı takasındaki dalgalanmalar (GSRAY gibi hisselerde artış, CVKMD’de düşüş) sektörler arası rotasyonu hızlandırıyor.
Riskler ve Karşı Senaryo
Ana tezimizdeki risk, enflasyon verilerindeki iyileşmenin geçici olabileceği ve işsizlik başvurularındaki artışın bir “dönüm noktası” değil, sadece mevsimsel dalgalanma olduğu senaryosudur. Eğer gelecek gelen tüketici enflasyonu (CPI) verisi sürpriz yaparsa veya Fed yetkililerinden sertleşme sinyalleri gelirse, piyasalar hızlıca bir “yeniden fiyatlandırma” döngüsüne girebilir. Bu durumda ABD tahvil getirileri yükselerek gelişmekte olan piyasa para birimlerine (TL dahil) baskı yapabilir ve BIST’taki yabancı çıkışlarını hızlandırabilir.
Karşı senaryo ise, işsizlik verilerindeki artışın emek piyasasında gerçek bir zayıflama olduğunu göstermesi ve enflasyonun beklenenden daha hızlı düşmesidir. Bu durumda Fed’in erken faiz indirimi sinyali verebilir. Bu gelişme, küresel risk iştahını artırarak BIST’ta yabancı alımlarının hızlanmasına ve kurda istikrara yol açabilir. Ancak şu anki veri seti, bu senaryonun henüz baskın olmadığını, piyasanın “bekle-gör” modunda olduğunu gösteriyor.
Finansyum Sonucu
Mevcut haber havuzu, küresel finansal sistemin enflasyonla mücadelesinde kritik bir eşiğe geldiğini ancak hala belirsizlik içinde olduğunu ortaya koyuyor. PPI verisinin sıfır büyümesi ve işsizlik başvurularındaki artış arasındaki gerilim, Fed’in politika kararının tamamen veriye bağlı (data-dependent) kalacağını teyit ediyor. Türkiye piyasaları için bu ortam, dış likidite akışında istikrarsızlığa neden olabilir; yabancı yatırımcıların portföy hareketlerindeki dalgalanmalar ve bankacılık sektöründeki mevduat artışları, kurun yönünü belirlemede iç dinamiklerin de önemini koruduğunu gösteriyor. Yatırımcılar için odak noktası, ABD’de enflasyonun kalıcı olarak düşüp düşmediğini onaylayacak bir sonraki tüketici verisi ve Fed’in bu verilere vereceği tepki olmalıdır. Enerji piyasalarındaki aşırı pozisyonlanmalar da kısa vadeli volatilite riskini artırmaya devam ediyor.
İlgili Finansyum kategorisi: Ekonomi ve Finans Haberleri
Dış veri takibi: küresel piyasa verileri
