Hisse, fon veya piyasa aracı ara

Finansyum’da BIST hisseleri, TEFAS fonları ve analiz içeriklerine hızlıca ulaşın.

jeopolitik rüzgar

Jeopolitik Rüzgar Değişti: Enflasyon, Dolar ve Risk İştahı

Jeopolitik rüzgar

Jeopolitik rüzgar açısından bu haber; BIST, kur, faiz, emtia ve küresel risk iştahı üzerindeki olası etkisiyle izlenmelidir.

Jeopolitik Rüzgar için piyasa görünümü.

Ne Oldu?

Küresel piyasalarda hakim olan senaryo, jeopolitik gerilimin kısmen hafiflemesiyle birlikte merkez bankalarının para politikası beklentilerinin yeniden şekillenmesi üzerine kuruludur. ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a yönelik saldırıların kısa sürebileceğine dair açıklamaları ve Hürmüz Boğazı’ndaki akışlardaki normalleşme sinyalleri, üç günlük toparlanmanın ardından petrol fiyatlarında gerilemeye neden oldu. Bu gelişme, enerji maliyetlerinin enflasyon üzerindeki baskısını azaltma umudunu güçlendirdi.

Aynı dönemde, ABD Merkez Bankası (Fed) faiz artırımı beklentilerinin zayıflaması ve doların sterlin başta olmak üzere diğer para birimlerine karşı yumuşaması, altın gibi değerli metallerde güçlü bir yükseliş yarattı. Ons altın, Ağustos ayında 7 ayın en güçlü aylık performansını sergileyerek yatırımcının güvenli liman talebini ve Fed’in daha temkinli duruşunu fiyatlamaya devam ediyor.

Türkiye açısından bakıldığında, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in ağustos ayı enflasyon verilerine ilişkin açıklamaları, iç dinamiklerdeki iyileşme sinyalleriyle örtüşüyor. Bakan Şimşek, eğitim fiyatlarındaki dönemsel artışlar ve savaşın akaryakıt üzerindeki etkisine rağmen temel mal enflasyonunun 2020’den bu yana en düşük seviyeye gerilediğini vurguladı. Bu veriler, Türkiye’nin yapısal politikalarının sürdürülebilirliğine dair güven oluştururken, dış ticaret açığındaki genişleme de izlenmeye devam ediyor. Ağustos ayı geçici verilerine göre dış ticaret açığının 5 milyar 240 milyon dolara yükselmesi ve ihracatın ithalat karşılama oranındaki yıllık düşüş, cari dengeye yönelik dikkati artırıyor.

Piyasa Ne Fiyatlıyor?

Piyasalar şu anda “enflasyonun üstündeki risk” ile “büyüme endişesi” arasındaki ince çizgide fiyatlanma yapıyor. Jeopolitik tansiyonun hafiflemesi, Brent petrolün 95 dolar seviyesine gerilemesine ve ABD 10 yıllık tahvil faizlerinin düşüşe geçmesine neden oldu. Bu durum, risk iştahını desteklerken, Fed’in agresif sıkılaşma ihtimalini azaltıyor. Dolar endeksindeki zayıflama, sterlinin güçlenmesi ve yenin değer kazanmasıyla teyit ediliyor. Yatırımcılar, ABD’de enflasyonun yavaşladığına dair New York Fed Başkanı John Williams’ın açıklamalarını da bu senaryoya dahil ediyor; ancak Orta Doğu’daki savaşın devamı, enerji fiyatlarının ani sıçraması riskini hala piyasa fiyatlamasının bir parçası olarak tutuyor.

Altın piyasasındaki 7 aylık zirve performansının arkasında sadece dolar zayıflığı değil, aynı zamanda merkez bankalarının faiz politikalarındaki belirsizlik ve jeopolitik sigorta talebi yatıyor. Gümüşteki daha yüksek volatilite ise emtia sektöründeki spekülatif ilginin metal grubuna yayıldığını gösteriyor. Kripto para piyasasında Bitcoin’in 77.800 dolar seviyesindeki yükselişi, ABD’deki düzenleyici gelişmelerle paralel olarak likiditenin alternatif varlıklara da yöneldiğini işaret ediyor.

Türkiye ve BIST Etkisi

Türkiye ekonomisindeki enflasyon verilerindeki düşüş eğilimi, liranın temel dayanak noktasını güçlendiriyor. Şimşek’in vurguladığı temel mal enflasyonundaki 2020 sonrası dip seviye, Merkez Bankası’nın faiz kararlarında esneklik tanıma ihtimalini artıran bir faktör olarak değerlendiriliyor. Citi’nin Türkiye Merkez Bankası’nın (TCMB) enflasyon kaygıları nedeniyle faizleri sabit tutabileceği yönündeki beklentisi, para politikasının sıkı duruşunu koruyacağını teyit ediyor. Bu durum, kısa vadeli kur istikrarına katkı sağlarken, uzun vadede reel faizin pozitif kalması gerekiyor.

Dış ticaret verilerindeki 5 milyar 240 milyon dolarlık açık ve ihracatın ithalatı karşılama oranındaki yıllık düşüş (yüzde 81,8), cari finansman ihtiyacının devam ettiğini gösteriyor. Bu bağlamda BIST’te dış sermaye akışları, küresel risk iştahına ve dolar endeksindeki seyire doğrudan bağlı olacak. Jeopolitik gerilimin hafiflemesi, Türk hisselerine yönelik yabancı ilginin artmasını sağlayabilir; ancak enerji fiyatlarındaki ani yükselişler tekrar tetiklenirse, enflasyon beklentileri yeniden yukarı yönlü risk oluşturur. Altın ve emtia sektörleri, küresel fiyatlardaki bu hareketlilikten doğrudan etkilenirken, ihracatçı şirketlerin döviz gelirleri doların zayıf seyri nedeniyle baskılanabilir.

Riskler ve Karşı Senaryo

Ana senaryonun bozulma riski, jeopolitik gerilimin beklenenden daha uzun sürmesi veya Hürmüz Boğazı’nda yeni bir tıkanıklık yaşanmasıdır. Bu durumda petrol fiyatları 95 dolar seviyesinin üzerine sertçe çıkabilir ve küresel enflasyon beklentileri yeniden yukarı fırlayarak Fed’in faiz indirimlerini ertelemesine neden olabilir. Dolar endeksindeki ani güçlenme, gelişmekte olan piyasa para birimleri üzerinde baskı oluşturur ve Türkiye gibi cari açık veren ülkeler için finansman maliyetini artırır.

Karşı senaryoda ise jeopolitik gerilimin tamamen çözülmesi yerine dondurulması ve küresel büyüme verilerinin (Kanada konut satışlarındaki düşüş gibi) zayıflamasının öne çıkmasıdır. Bu durumda risk iştahı hızla çekilir, emtia fiyatları düşer ancak dolar yeniden güvenli liman olarak tercih edilir. Altın fiyatlarında düzeltme gelirken, BIST’te yabancı satışı artabilir. Ayrıca Türkiye’de enflasyonun beklenenden daha yavaş düşmesi veya cari açığın genişlemesi, TCMB’nin sıkı duruşunu sürdürmek zorunda kalmasına ve reel faizin yüksek seyretmesine neden olarak tüketici harcamalarını kısıtlayabilir.

Finansyum Sonucu

Piyasalar şu anda jeopolitik risk priminin azalması ile merkez bankalarının para politikası beklentilerinin yumuşaması arasında bir denge arıyor. Türkiye için enflasyondaki düşüş eğilimi ve temel mal fiyatlarındaki iyileşme, ekonomik temellerin güçlendiğine dair güçlü bir sinyal veriyor. Ancak dış ticaret açığındaki genişleme ve küresel enerji piyasalarındaki volatilite, kısa vadeli kur istikrarını tehdit eden unsurlar olarak kalıyor.

Yatırımcılar için öncelikli odak noktası, Fed’in faiz kararlarına dair netleşen sinyallerin dolar endeksi üzerindeki etkisi ve jeopolitik gelişmelerin enerji fiyatları üzerinden enflasyon beklentilerine olan geri dönüşü olmalı. TCMB’nin sıkı para politikasını sürdürme kararı, liranın temel dayanağı olarak kalırken; cari açığın finansmanı için gelen yabancı sermaye akışının risk iştahına bağlılığı izlenmeli.

Altın ve emtia sektörlerindeki küresel hareketlilik, portföy çeşitlendirmesi açısından dikkate alınmalı ancak kur tahminleri yerine enflasyon farkları üzerinden reel getiri odaklı bir yaklaşım benimsenmelidir.


Finansyum Araştırma & Veri Ekibi

Yorum yapın