İçindekiler
Ne Oldu?

Küresel piyasalarda baskın olan tema, jeopolitik risklerin enerji fiyatlarını yukarı taşıması ve merkez bankalarının enflasyonla mücadelede sıkı duruşunu sürdürmesi üzerine kurulu. ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’ın Barış Hattı’nı yeniden açma teklifini reddetmesinin ardından Brent petrolün 108,83 dolar seviyesine kadar yükseldiği ve sonrasında 106,73 dolarda dengelendiği kaydediliyor. Bu gelişme, enerji maliyetlerindeki artışın enflasyonist baskıları yeniden tetikleyebileceğine dair endişeleri güçlendiriyor. Aynı dönemde Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başkanı Christine Lagarde, enflasyonu dizginlemek için ölçülü adımların uygun olduğunu vurgulayarak piyasadaki agresif faiz artışı beklentilerine karşı çıkıyor. Ancak yükselen uzun vadeli tahvil faizleri ve ABD’deki beklenen Fed politikalarıyla birlikte risk iştahı baskılanmış durumda.

Türkiye piyasalarında ise bu küresel gerilim, Borsa İstanbul’daki sert düşüşle sonuçlanmış. BIST 100 endeksi günü yüzde 2,38 değer kaybederek 12.592,76 puandan tamamlamış. Endeksteki genel satış baskısı altında bankacılık ve holding sektörleri de gerilemiş; özellikle finansal kiralama faktoring endeksi yüzde 8,73 ile en fazla kaybı yaşayan alan olmuş. Yatırımcının odağında küresel risklerin yanı sıra yerel olarak devam eden fon soruşturmaları da bulunuyor. SPK’nın tasfiye edilen fonlara ilişkin açıklaması ise piyasa güvenini tam anlamıyla tesis edememiş durumda.
Piyasa Ne Fiyatlıyor?
Piyasalar şu anda “enflasyonun kalıcılığı” ve “jeopolitik şok riski” arasında sıkışmış bir yapıda hareket ediyor. Lagarde’nin enerji fiyatlarının henüz yüksek ücret taleplerine dönüştüğünü görmediği yönündeki açıklamaları, enflasyonun geçici olabileceğine dair umut verse de, petrolün 108 dolar üzerindeki tavanı bu görüşmeyi sorgulatıyor. TotalEnergies gibi devlerin hisse geri alımlarını artırması ve temettü vaatlerinde bulunması, yüksek enerji fiyatlarının şirket kârlılığını desteklediğini gösterirken, aynı zamanda tüketici talebinin baskılanma riskine işaret ediyor.
ABD ile Çin arasındaki “30’a 30” ticaret anlaşması gibi olumlu gelişmeler olsa da, bu tür yapısal diyalogların kısa vadeli piyasa volatilitesini durdurmak için yetersiz kaldığı görülüyor. Altın ve gümüş vadeli işlemlerindeki düşüş ise risk iştahının azaldığını ve yatırımcıların likiditeye yönelmeye başladığını gösteriyor. Kanada dolarındaki zayıflama da petrol fiyatlarındaki dalgalanma ile faiz farklarından kaynaklanan baskıyı yansıtıyor.
Türkiye ve BIST Etkisi
Türkiye için bu senaryo, ithal enerji maliyetlerinin artması yoluyla doğrudan enflasyonist bir risk taşıyor. Petrol fiyatlarındaki yükseliş, döviz kurlarındaki hareketliliği derinleştirebilir ve yerli üreticilerin maliyetlerini yukarı çekebilir. BIST’teki yüzde 2,38’lik düşüş, sadece teknik bir düzeltme değil, küresel risk algısının Türkiye piyasasına yansımasının somut bir göstergesi. Özellikle finansal kiralama sektöründeki yüzde 8,73’lük kayıp, faiz oranlarındaki belirsizliğin bu sektöre nasıl ağır baskı yaptığını ortaya koyuyor.
Yurt içindeki fon soruşturmaları ve SPK’nın açıkladığı tasfiye süreci detayları ise yatırımcı psikolojisini olumsuz etkiliyor. Güven eksikliği, kurumsal yatırımcıların pozisyonlarını azaltmasına neden olurken, bu durum likidite sıkıntısını artırarak endeksin daha da gerilemesine zemin hazırlıyor. Dışarıdan gelen negatif şoklar ile içeriden gelen yapısal sorunlar bir araya geldiğinde, BIST’in direnç göstermesi zorlaşıyor.
Riskler ve Karşı Senaryo
Ana senaryoda jeopolitik risklerin devam etmesi halinde petrol fiyatlarının 108 dolar seviyesini test etmeye devam edeceğini ve bu durumun küresel enflasyon beklentilerini yukarı taşıyacağını öngörüyoruz. Bu durumda merkez bankaları daha sıkı para politikasına gitmek zorunda kalabilir, bu da riskli varlıkların baskılanması anlamına gelir.
Karşı senaryo ise İran ile ABD arasında müzakerelerin yeniden canlanması veya enerji arzında beklenmedik bir artış olması durumunda petrol fiyatlarının gerilemesi ve küresel risk algısının iyileşmesidir. Ayrıca Türkiye’de fon soruşturmalarının şeffaf bir şekilde sonuçlandırılması ve SPK’nın güven artırıcı adımları, yerel piyasalarda toparlanma sinyali verebilir. Ancak bu senaryonun gerçekleşme olasılığı şu an için daha düşük görünüyor.
Finansyum Sonucu
Piyasalar jeopolitik gerilim ve enflasyon endişeleri arasında sıkışmış durumda. BIST’teki sert düşüş, küresel risk algısının yerel piyasaya yansımasının bir sonucudur. Yatırımcıların dikkatli olması gerekiyor.