Hisse, fon veya piyasa aracı ara

Finansyum’da BIST hisseleri, TEFAS fonları ve analiz içeriklerine hızlıca ulaşın.

jeopolitik risk

Jeopolitik Risk ve Para Politikası Sıkışması Arasındaki Küresel Dengesizlik

Jeopolitik risk

Jeopolitik risk açısından bu haber; BIST, kur, faiz, emtia ve küresel risk iştahı üzerindeki olası etkisiyle izlenmelidir.

Ne Oldu?

Küresel piyasalar, zayıf büyüme sinyalleri ile tansiyonlu jeopolitik risklerin aynı anda baskın olduğu bir yapıda işlem görüyor. ABD istihdam verilerindeki beklenmedik düşüş ve Çin enflasyonundaki deflasyonist eğilim, küresel ekonomik yavaşlama endişelerini yeniden gündeme getirirken; İran ile ABD arasındaki Hürmüz Boğazı müzakerelerindeki belirsizlikler enerji fiyatlarını yukarı itiyor. Bu ikili dinamik, yatırımcıları hem risk iştahını korumak hem de enflasyon şoku riskine karşı hazırlıklı olmak arasında sıkıştırdı.

Wall Street’te Cuma günü zayıf istihdam verisinin faiz artırımı beklentilerini düşürmesiyle rekorlar kırılırken, Asya piyasaları bu momentumu taşısa da petroldeki yükseliş ralliyi frenleyen ana faktör haline geldi. İran Dışişleri Bakanı’nın doğrudan görüşme olmadığını belirtmesi ve Hürmüz’ün kapanma riskinin devam etmesi, Brent petrolde 84 dolar seviyelerini test ettirdi. Bu durum, küresel enflasyon görünümünü karartarak merkez bankalarının politika yol haritasını yeniden değerlendirmesine neden oluyor.

Piyasa Ne Fiyatlıyor?

Piyasalar şu anda “yumuşak iniş” senaryosunun zorlandığı bir dönemeçte fiyatlanıyor. ABD’deki işsizlik verisinin düşüşü, Fed’in eylül ayında faiz indirimi yapabileceği beklentisini güçlendirdi; bu da teknoloji hisselerindeki alımları destekledi. Ancak Çin’de TÜFE’nin yavaşlaması ve ÜFE deflasyonunun ılımlaşması, küresel talep tarafında zayıflık olduğunu gösteriyor. Bu çelişki, merkez bankalarının enflasyonla mücadele ederken büyümeyi de gözetmek zorunda kalacağı algısını yaratıyor.

Özellikle Japonya Merkez Bankası’nın (BOJ) Temmuz toplantısında faiz artırımı hızlandırma kapsamını tartıştığı bilgisi, Asya para birimlerinde volatiliteyi artırıyor. BOJ’un sıkılaştırıcı adımları atması durumunda Japon yeninin değer kazanması beklenirken, bu durum borçlu ülkeler için sermaye akışlarında dalgalanmalara yol açabilir. Petrol fiyatlarındaki jeopolitik prim ise, merkez bankalarının enflasyon hedeflerini tutturmasını zorlaştırarak politika belirsizliğini derinleştiriyor. Yatırımcılar, çarşamba günü açıklanacak ABD TÜFE verisini ve Hürmüz’deki gelişmeleri yakından izleyerek pozisyonlarını buna göre şekillendiriyor.

Türkiye ve BIST Etkisi

Türkiye için bu küresel senaryo karmaşık bir aktarım mekanizması oluşturuyor. Öncelikle, petrol fiyatlarındaki yükseliş doğrudan cari açık baskısını artırıyor. Enerji ithalatçısı bir ülke olarak Türkiye, Hürmüz belirsizliğinden kaynaklanan ham petrol ve ürün fiyat artışlarından olumsuz etkileniyor. Bu durum, döviz kurlarında yukarı yönlü baskıyı destekleyen temel faktörlerden biri olmaya devam ediyor.

Borsa İstanbul (BIST) ise bu ortamda iki farklı etkiye maruz kalıyor. Bir yandan küresel risk iştahındaki iyileşme ve ABD’deki faiz indirimi beklentileri, gelişmekte olan piyasa hisselerine yönelik ilgisini artırabilir; özellikle ihracatçı şirketler için kur avantajı korunsa bile global likidite artışı olumlu olabilir. Diğer yandan, jeopolitik risklerin yükselmesi ve küresel enflasyonun yeniden tırmanması durumunda yabancı sermaye çıkışları hızlanabilir. Bu durumda BIST’deki volatilite artar ve hisse senedi fiyatlamalarında aşağı yönlü baskılar oluşur.

Altın piyasasında ise hem jeopolitik riskler (Hürmüz krizi endişesi) hem de ABD dolarının zayıflama potansiyeli (faiz indirimi beklentisi nedeniyle) altını destekleyici unsurlar olarak karşımıza çıkıyor. Ancak Çin’deki talep yavaşlaması, sanayi talebi açısından altın için sınırlayıcı olabilir. Neticede Türkiye’de en kritik izleme noktası, küresel risk iştahının bozulması durumunda sermaye akışlarının yönü ve enerji maliyetlerinin cari dengeye etkisi olacaktır.

Riskler ve Karşı Senaryo

Ana senaryoda piyasaların “bekle-gör” modunda olduğu, ancak jeopolitik risklerin ani bir şokla enflasyonu tetikleyebileceği öngörülüyor. Ancak karşı senaryo olarak, ABD-İran arasında Hürmüz Boğazı için beklenmedik bir anlaşma veya ateşkes gelmesi durumunda petrol fiyatlarında sert düşüşler yaşanabilir. Bu durum, küresel enflasyon beklentilerini anında aşağı çeker ve merkez bankalarının sıkılaştırıcı politikalarını ertelemesine olanak tanır.

Bu senaryoda BIST’de yabancı yatırımcıların geri dönüşü hızlanabilir; çünkü enerji maliyetlerindeki düşüş cari açığı rahatlatacak ve döviz kurlarında istikrar sağlayacaktır. Ayrıca Çin’in talep tarafındaki toparlanma sinyalleri gelirse, emtia fiyatlarındaki jeopolitik primin yerini temel talebin belirlediği bir yapıya geçiş olabilir. Bu durumda riskli varlıklar (hisse senetleri) lehine bir akış yaşanabilir. Ancak bu olası iyileşme senaryosunun gerçekleşmesi için siyasi gerilimlerde somut ve kalıcı bir azalma şarttır; şu anki verilerde böyle net bir işaret bulunmamaktadır.

Finansyum Sonucu

Mevcut piyasa yapısı, jeopolitik risklerin ekonomik temellerin üzerine bindiği bir dönemi temsil ediyor. Petroldeki yükseliş ve Çin’deki talep zayıflığı arasındaki gerilim, küresel büyüme görünümünü bulanıklaştırıyor. Türkiye açısından bu ortamda cari açık hassasiyeti yüksek olduğundan, enerji fiyatlarındaki dalgalanmalar döviz kurlarında volatiliteyi sürdürebilir. BIST için ise yabancı sermaye akışlarının jeopolitik gelişmelere karşı duyarlılığı artmıştır; dolayısıyla Borsa İstanbul’daki hareketlilik küresel risk iştahı ve dolar/TL paritesi arasındaki ilişkiyle şekillenecektir. Yatırımcılar, çarşamba günü açıklanacak ABD enflasyon verisinin jeopolitik riskleri hafifletip hafizleştiremeyeceğine odaklanmalıdır.

İlgili Finansyum kategorisi: Ekonomi ve Finans Haberleri

Dış veri takibi: küresel piyasa verileri

Finansyum Araştırma & Veri Ekibi

Yorum yapın