Jeopolitik risk
Jeopolitik risk açısından bu haber; BIST, kur, faiz, emtia ve küresel risk iştahı üzerindeki olası etkisiyle izlenmelidir.
Ne Oldu?
Küresel piyasalarda hakim olan temel dinamik, ABD’nin İran’a yönelik başlattığı geniş kapsamlı ekonomik yaptırımların küresel ticaret ve enerji akışlarına yarattığı belirsizlik ile gelişmiş ülke ekonomilerindeki veri zayıflığının birleşimidir. ABD Hazine Bakanı Scott Bessent’in Tahran’ı “ekonomik dışlama” operasyonuyla hedef alması, Brent petrolün 90 doların altına gerilemesine ve Avrupa borsalarında savunma sanayi hisselerinin öne çıkmasına neden olurken, yatırımcılar jeopolitik riskin enerji talebini bastırıp bastırmayacağı konusunda temkinli davranıyor. Bu ortamda ABD tahvil piyasasında yaşanan gerilimler, özellikle Stanley Druckenmiller’ın uyarıları sayesinde, Washington’un borçlanma maliyetlerini yapay yollarla düşürme çabalarının piyasa gerçekleriyle çatıştığı algısını güçlendiriyor.
Yurt içinde ise Koç Üniversitesi’nin Ağustos ayı enflasyon anketi verileri, hanehalkının ileriye dönük beklentilerinde hafif bir iyileşme sinyali verse de döviz kuru tahminlerindeki yükseliş ve geriye dönük enflasyon hissiyatındaki artış, reel ekonominin zorluğunu gözler önüne seriyor. TÜİK’in güven endeksleri verileri ise hizmet, perakende ticaret ve inşaat sektörlerinde yaşanan genel bir güven kaybını teyit ediyor. Bu makro veri zayıflığı, dolar/TL’deki yükseliş eğilimiyle birlikte yerel para biriminin baskı altında kalma riskini artırıyor.
Piyasa Ne Fiyatlıyor?
Piyasalar şu anda iki ana kutup arasında sıkışmış durumda: Bir yanda ABD-İran geriliminin yarattığı jeopolitik risk primleri ve ticaret savaşları endişeleri, diğer yanda küresel büyüme verilerindeki (Almanya GSYH’si gibi) sınırlı iyileşmeler. Yatırımcılar, İran yaptırımlarının enerji arzında fiziksel bir kıtlık yaratıp yaratmayacağını değil, daha çok ticaret akışlarını yavaşlatarak küresel talebi nasıl etkileyeceğini fiyatlıyor. Bu nedenle petrolde düşüş eğilimi devam ederken, doların güvenli liman statüsü ve ABD’nin ikincil yaptırım tehdidi nedeniyle diğer para birimleri karşısında güçlenmesi bekleniyor.
Kripto varlıklarda Bitcoin’in 80 bin dolar seviyesini aşması, geleneksel finansal sisteme olan güvensizliğin veya likidite beklentilerinin başka bir yansıması olarak görülüyor ancak bu yükselişin sürdürülebilirliği, küresel faiz oranlarındaki belirsizlikle doğrudan ilişkili. Asya piyasalarındaki teknoloki hisselerindeki satış baskısı ise Nvidia bilançosu öncesi temkinli duruşun ve jeopolitik risklerin bir ürünü olarak değerlendiriliyor. Avrupa’da savunma sanayinin yükselişi, savaş ekonomisi beklentilerinin finansal yansımalarını gösteriyor.
Türkiye ve BIST Etkisi
Türkiye için bu gelişmelerin aktarımı doğrudan kur ve enflasyon kanalıyla gerçekleşiyor. Dolar/TL’nin 48,0910 seviyesindeki yükseliş eğilimi, hem jeopolitik risklerden kaynaklanan küresel dolar talebini hem de yerli yatırımcının döviz varlığına yönelimini yansıtıyor. Koç Üniversitesi anketinde bir yıllık dolar tahmininin 62,1 olarak gerçekleşmesi ve geçmiş enflasyon hissiyatının yüzde 53’e yükselmesi, reel ekonominin fiyat istikrarı beklentilerindeki zorluğu gösteriyor. Bu durum, BIST’te yatırımcıların risk iştahını kısıtlıyor; özellikle perakende ticaret ve inşaat gibi güven endekslerinde gerileme yaşayan sektörler, makroekonomik belirsizlik karşısında daha savunmacı bir duruş sergiliyor.
Enerji fiyatlarındaki düşüş, cari açığa olumlu katkı potansiyeli taşısa da, doların güçlenmesi ithalat maliyetlerini ve enflasyon beklentilerini yukarıda tutmaya devam ediyor. ABD tahvil piyasasındaki gerilimlerin küresel likiditeyi sıkılaştırması, gelişmekte olan piyasa para birimleri üzerinde baskı oluşturarak Türkiye’nin dış finansman koşullarını zorlayabilir.
Riskler ve Karşı Senaryo
Ana senaryoda jeopolitik risklerin devam ettiği, doların güçlendiği ve küresel büyüme endişelerinin arttığı bir seyir öngörülüyor. Ancak karşı senaryo olarak, ABD-İran geriliminin beklenenden daha hızlı bir diplomatik çözümle veya sınırlı anlaşmayla yumuşaması durumunda petrol fiyatlarında sert bir toparlanma ve risk iştahında ani bir artış yaşanabilir. Ayrıca, ABD’nin tahvil piyasası müdahaleleri yerine bütçe disiplini adımları atması beklentisi artarsa, uzun vadeli faiz oranlarındaki düşüş küresel likiditeyi artırarak gelişmekte olan piyasa para birimleri üzerinde onaylayıcı etki yaratabilir. Diğer bir risk ise Nvidia bilançosunun teknoloji sektöründeki mevcut satış baskısını derinleştirerek genel endekslerde daha geniş çaplı düzeltmelere yol açmasıdır.
Finansyum Sonucu
Piyasalar şu anda jeopolitik şokların etkisini ve küresel makro verilerdeki zayıflığı fiyatlıyor. Türkiye’de kurun yükseliş eğilimi, enflasyon beklentilerinin hala yüksek seyretmesiyle birleşince reel faizlerin korunması ve cari denge yönetimi kritik önemini koruyor. Yatırımcıların önümüzdeki dönemde ABD’nin İran politikalarındaki netlik kazanmasını, küresel büyüme verilerindeki ivmeyi ve yerli enflasyon verilerini yakından takip etmesi gerekiyor. Kısa vadeli volatilite devam ederken, jeopolitik risklerin azalması durumunda dolar/TL’de geçici bir yatay seyir veya hafif düzeltme mümkün olabilir; ancak temel eğilimdeki baskı unsurları henüz tam olarak ortadan kalkmadığı için temkinli bir yaklaşım uygun görünüyor.
